curtains nasıl okunur

Darbe travmasıyla nasıl başa çıkılır? 15 Temmuz sonrası yaşanan toplumsal travmanın artçıları devam ediyor. Darbe ikliminde nasıl huzur bulunur, sakin kalınır, rahat bir uyku çekilir? Sosyal psikoloji uzmanı Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı, klinik psikolog Deniz Bolsoy Erdem, psikoterapist/yazar Dr. Alper Hasanoğlu ve psikiyatr Dr. Gülcan Özer’e danıştık. Çiğdem Kağıtçıbaşı: Her insan ve her toplum krizlere karşı uyum (adaptasyon) sürecini yaşayarak’ ‘normalleşebilir’. Ancak bu sürecin daha kolaylıkla geçirilebilmesi için özellikle yöneticilere, basın ve medyaya önemli bir sorumluluk düşüyor. Kavgacı ve suçlayıcı değil, barışçı ve uzlaşmacı dil ve yaklaşımlar kullanılmalı. Özellikle politikacıların bundan böyle hiçbir şekilde nefret söylemine yönelmemesi gerekir. Ancak böyle bir barış ve çözüm ortamında sakin kalınabilir. Deniz Bolsoy Erdem: Normalleşmek yerine ‘rutinine dönmek’ terimini tercih ediyorum.
Normal kelimesi kafa karıştırıcı ve insanda sanki ancak belli kurallara bağlı kalırsa iyi hissedebilirmiş gibi bir duygu uyandırıyor. Ancak herkesin belli bir rutini vardır, kendini güvende hissettiği, hayatını düzenlenmş hissettiği. Bu rutine, ritüellere adım adım geri dönmek iyi gelebilir. Örneğin birçok kişi için pazar kahvaltıları özeldir, bu bırakıldıysa geri dönülebilir. Alper Hasanoğlu: Travma terapisinin olmazsa olmaz koşulu kişiyi travmanın tekrarlama olasılığı olan ortamdan uzaklaştırıp güvenli bir yere yerleştirmek. Toplumsal bir travmadan söz ettiğimize göre bu mümkün olamaz. Yani ülkeyi İskandinav topraklarına taşıyacak değiliz. Bu durumda devlet travmanın tekrarlama olasılığını azaltacak, hatta ortadan kaldıracak demokratik ve özgürlükçü yaşamı bize sunmak zorundadır. Çünkü travma yaşayan birey doğal olarak travmanın tekrarlamasından korkar. Deniz Bolsoy Erdem: Kısa tatil her zaman gerekli, hatta bence, hele ki yoğun çalışılıyorsa yaşam tarzı haline gelmeli.
Mesela ben her öğlen bir saat tatil yaparım. Evet, öğle yemeği aramı bir saatlik tatil olarak düşünür ve öyle değerlendiririm. Hem yiyip hem çalışma alışkanlığını bıraktım. Böylece öğleden sonra çok daha verimli çalışıp, eve de çok daha dinç gittiğimi fark ettim. Kendini dinlendirmek için ille de iki-üç gün şart değil, her fırsatı olabildiğince değerlendirmek tahammül gücünü artırmada çok etkili. Gülcan Özer: Kaçmak tehlike algısına yönelik bir davranış. clarissa red pencil pleat lined curtainsKriz dönemleri önemli kararlar almak için doğru bir zaman değil. seville lined voile curtains creamGitmek, alternatif düşünce olmaktan çıkıp hayatın merkezine oturursa normalleşmeyi bozar. thermalogic weathermate grommet double width curtain panel
Nerede, ne yapmak istediğinize dair alınacak kararda önce ‘normalleşmeye’ çalışmalı.  Gülcan Özer: Söz konusu travma olunca uyku, en çok etkilenen alanlardan biri. Uyuyamama ya da sürekli kâbus görme şikâyetleri zamanla yavaşça azalmalı. Bize düşen, kâbusların malzemesini azaltmak için hayatı en olağan haliyle çağırmak. Darbeyi konuşalım elbet ama tek konumuz bu olmasın. Gün boyunca darbeyle ilgili programları izler, yazıları okursanız elinizde başka rüya malzemesi olmaz. royal velvet® encore rod-pocket/back tab curtain panelBize düşen darbe dışında da okumak, konuşmak, seyretmek. pele curtains pty ltdAlper Hasanoğlu: Ortaya çıkan psikolojik sıkıntılarla başa çıkmak ancak dayanışmak ve benzer duyguları yaşayan diğerleriyle konuşmak, birbirine destek olma ve yardımlaşmakla mümkün olabilir.curtains okunuşu
Deniz Bolsoy Erdem: Siyah beyaz düşünce ve felaketleştirme yapmaktan kendimizi koruyarak... Ne Afrika’daki bir ülkede açlık ve ölümcül salgın hastalıkla burun buruna olduğumuz bir iklimdeyiz ne de Norveçli balıkçı köyü konforunda... Gerçek ne ise onunla barışmanın bir yolunu bulmak her türlü zorluk ve travma ile baş etmenin en etkili yolu diye düşünüyorum. Başka bir yöntemse çok daha büyük zorluklardan sağlam bir şekile kendini çıkarabilmiş insanların kitaplarını okumak. Önerim: ‘Viktor Frankl, İnsanın Anlam Arayışı’.Bu fotoğrafları çocukların çektiğine inanamayacaksınız! Soğuk havalarda bebekler nasıl giydirilmeli? Hayalleri olan çocuklar yetiştirmek- Gülçin Karadeniz Yokuş aşağı eğlence- Canan Demiray Şubat Ajandası- Kidofun’ın seçtikleri Palm yağı savaşı- Dr. Sinem Karaca Atakan Sağlıklı Bebek Kucaklama Kılavuzu – Hamile Yogası 2 Disney prensesleri anne olursa…
Yarıyıl tatilinde çocuklarınızı hareket ettirin ANASAYFA   >   BEBEK / ÇOCUK   >   4-5 YAŞ   > Çocuğunuzun hayal dünyasında kaybolmasına izin verin. Emin olun ki –mış gibi oyunu oynarken çok şey öğreniyor. Bir arkadaşımın 5 yaşındaki oğlu Rüzgar –mış gibi oyununun ustasıdır. İnşa etmek istediği yeraltı evinden öyle bir bahsedişi var ki gören onu tüm planları hazır ve net bir inşaat mühendisi sanır. Evinin içini döşeyeceği mobilyalardan inşaat için gereken malzemelere kadar ayrıntılı bir şekilde anlatışını dinlerken annesi “Bana inanamayacağın kadar fazla zaman bırakıyor” dedi. Birçok okulöncesi çocuğu gibi Rüzgar da kendi dünyasında zaman geçirmeyi çok seviyor. Hayali oyunlar, 4-5 yaşındaki çocuklar arasında çok yaygındır. Bu oyunları dünyayla başa çıkmak ve anlamlandırmak için kullanırlar. Bazı çocukların hayal gücü doğaları itibarıyle diğerlerine göre daha güçlü olsa da, ufak tefek katkılarla sizin de çocuğunuzun hayal gücünü geliştirmeniz mümkün.
Bunu yapmanız oldukça önemli; çünkü zengin bir hayal gücü çocuğunuzun dört önemli becerisine de katkı sağlayacak bir yetenek. İki ayrı çalışmanın sonuçlarına göre, hayal oyunu oynayan çocuklar, yaratıcı düşünme ve problem çözme konularında daha gelişmiş oluyorlar. Bunun sebebi, –mış gibi oyunlarının çocukları farklı rolleri denemek, kendilerini farklı durumlara sokabilmek gibi sınırların dışında düşünmelerini sağlayan olanaklar sunmasıdır. Bu, çocuğa zorluklar karşısında zekice çözümler üretebilme becerisi verir.Çocuğunuzu nesneleri kullanmak için yeni yollar düşünmesi konusunda cesaretlendirin. Evet, gazete okunur ama rulo yapıldığında hayali bir teleskoba dönüşebilir. Ona hayal gücünü kullanma fırsatları da yaratabilirsiniz. Ona bir hikaye okurken hikayenin sonuna gelmeden durun ve “Sen olsan ne yapardın?” ya da “Bu hikayeyi sen yazsan, nasıl bitirmek isterdin?” diye sorun. Oynarken kendi dünyalarını yaratan çocuklar, sıralama konusunda da yetenek kazanırlar.
Kronolojik dizilimler yapma konusunda daha iyidirler. Bunun dışında, hayali oyunlar çok adımlı olduğu için “Önce kalede olduğumuzu hayal edelim, sonra ejderhayı yakalayacağız, sonra da parti vereceğiz” gibi gelecek zaman cümleleri kurarlar. Olayları sıralamak, çocuklara sabah uyanmak ve ev ödevi hazırlamak gibi günlük etkinlikler konusunda da yardımcı olur.Çocuğunuzun da yardımıyla iki ya da daha fazla adımdan oluşan hayali durumlar yaratın. Örneğin, bir market açmak veya çiftlik yönetmek gibi. Bir sonraki adımda neler olacağıyla ilgili ona sorular sorun. Hayal gücü güçlü olan çocuklar, zor bir durumla karşılaştıklarında, rahat ettikleri bir yer hayal edebilirler. Bu aynı zamanda çocukların korku ve öfke gibi güçlü duygularla da başa çıkmasını sağlayan bir yoldur. Aslında sadece kendileri için rahatlatıcı olan küçük bir dünya yaratırlar. Bu da onlara, bir zorbayla başa çıkmak gibi zor durumlara daha kolay çözüm getirmeleri konusunda yardımcı olur.
Çocuğunuz bir şeyden endişeleniyorsa, ona, endişeleriyle başa çıkmak konusunda yardımcı olacak bir hayali durum yaratın. Örneğin ilk defa uçak yolculuğuna çıkacaksa, koltuk minderlerinden bir uçak yapın ve sırayla uçuyormuş gibi oynayın. Büyük ihtimalle çocuğunuzun hayali oyunlarının size en büyük faydası, onun yalnız başına oyalanabiliyor olmasıdır. Haya gücü zengin olan çocuklar, kendi başlarına saatlerce oynayabilirler.Oyunu siz yönetiyor olsanız da çocuğunuzun inisiyatif kullanmasına izin verdiğinizden emin olun. Çocukların bu oyunları sevmesinin nedeni kontrolde olma hissi almalarıdır. Örneğin peluş oyuncaklarını bir araya getirin ve bunun ona ait bir hayvanat bahçesi olduğunu söyleyin. Çocuğunuzun hayal gücünü ve yaratıcılığını geliştirmek için yapabilecekleriniz. Ona şu soruları sormayı deneyin. Film izlerken ya da kitap okurken: “Senin de uçan bir otomobilin olsa ne yapardın?” Parkta yürürken: “Bu lamba şapka gibi görünüyor öyle değil mi?”